Tip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim Günce: İğnelerin gücü adına : Akupunktur*/#outer-wrapper {}#navbar-iframe {height:0px;visibility:hidden;display:none}/*-- (Generales) --*/* {margin: 0;padding: 0;}body {margin: 0px;background: #002F43 url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjOlxvHJJWzvPVIqtOwv8gW-WHnv5OuqnJcwdlYlF8vZ_mDKj0uv4DWZTiY0RGubaQnrWvt80Ov7fSbql5FCz6KUXNi1Ih2DgP29u_MSr3G52JJ7dTWOzma_BAekVrGrho2-bYTpRAwZ3AF/s1600/bg01.jpg) repeat-x;font-family: "Trebuchet MS", Arial, Helvetica, sans-serif;font-size: 11px;color: #B9B9B9;}h1, h2, h3 {margin-bottom: 1.5em;}h1 {font-size: 2em;}h2 {font-size: 1.4em;}h3 {font-size: 1em;}p, ul, ol {margin-bottom: 1.5em;line-height: 180%;}ul, ol {margin-left: 3em;}blockquote {margin-left: 3em;margin-right: 3em;}a {color: #8AC800;}a:hover {text-decoration: none;}strong {color: #D7D7D7;}img.left {float: left;margin: 5px 25px 0px 0px;}img.right {float: right;margin: 5px 0px 0px 25px;}#main-wrapper {overflow:hidden;}.clear {clear:both;}#blog-pager-newer-link {float: left;}#blog-pager-older-link {float: right;}#blog-pager {text-align: center; }/*-- (Cabecera) --*/#header-wrapper {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj51ubrwnPCiuuKAXJFcMiUXFZORCNTHJzGrYwOJyWPtftrm3pfjB9av1is7Gpm8J9mzC5peAxcIb0fsDKis244Pz7QOhJNMMPwKHBJDBPV39YbrFki3H703imRMOVzUq9gs8JwcsffqtJe/s1600/bg02.jpg) no-repeat center top;}#header-inner {width: 900px;height: 145px;margin: 0px auto;color: #FFFFFF;}#header-wrapper h1 {float: left;margin: 0px;padding: 70px 0px 0px 25px;font-size: 40px;}#header-wrapper p {float: right;margin: 0px;padding: 95px 25px 0px 0px;font-size: 14px;}#header-wrapper a {text-decoration: none;color: #FFFFFF;}/*-- (Menu) --*/#bg2 {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiSrSo0wVZNr3P3AOFfe3wKd8r9KybVHkYwurpjAMxMo0WEN5XG_Xsedv449JHnXfoXAtHbq4IkRVZrjC35hCf5eSFGHyHistOvWlh1-fizUOFMCNmSRWgy9Elkw1LBlk9lVihgTNFZEHHc/s1600/bg03.jpg) no-repeat center top;}#header2 {width: 900px;height: 88px;margin: 0px auto;}#menu {float: left;}#menu ul {margin: 0px;padding: 34px 0px 0px 0px;list-style: none;}#menu li {float: left;}#menu a {padding-left: 50px;text-decoration: none;font-size: 16px;font-weight: bold;color: #FFFFFF;}#search {float: right;}#search form {margin: 0px;padding: 35px 80px 0px 0px;}#search fieldset {margin: 0px;padding: 0px;border: none;}#search input.text {width: 160px;background: none;border: none;font-family: "Trebuchet MS", Arial, Helvetica, sans-serif;color: #AEC38B;}#search input.button {display: none;}/*-- (Contenedor) --*/#content-wrapper {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6dmyj_RqQOjF78gQjTUIlQBvp8aGlBIwCkideLyeGjzLDBd0tr2LE54ckkcvfbiLaVDjBq7DKrk0ql9wJIRPCTBvSNQ6O4CQ4ERT56bS347qOD3NSfXlcfU5Vhf-M66_4oS7iZfFyZbAd/s1600/bg04.jpg) repeat-y center top;}#bg4 {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiYzhC3fXR8DqS6IrEYX6JUo_n43ZYgeXYHd1eUe1dQz78ttFqmxCm6U_nG8W20AzYDEHGG-vVRDeg36vrqvlCb6dBWDa2PZyd_RxCZbvAei-FH-2h3hTdrmkE_Y9enVx7nRy8nnCkp1BM5/s1600/bg05.jpg) no-repeat center top;}#bg5 {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXz6uR20pikQ5pI1AqiEJAPoSEQq9t2NE8zzwkqf14zdUhdGVb_-lrAoCeYfhmXUfHleldiAX_LCTLLctRqBoAOdSrqW0A8ScNRZRwf9znHVmZDoubi1azi9yKKHKjXNcnwsXDQzn1WIgi/s1600/bg06.jpg) no-repeat center bottom;}#page {width: 846px;margin: 0px auto;padding: 40px 0px 0px 0px;}/*-- (Principal) --*/#main-wrapper {float: left;width: 583px;}.post-title {height: 49px;background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgmPVQkSIFJp3x15h7lnFJf4M44C-kqZ9vIgTzu3hKYllq1bjyu4uC209lwJ5tcAtV7ZHrH8hryEwjb5CeCweD7QDnZrt83Eje6RBaTX72YuGgDo9mXS2AWhojm1ayRYbZAnrk0C6XMoxsU/s1600/img02.gif) no-repeat;}.post-title h3 {float: left;padding: 12px 0px 0px 24px;font-size: 24px;}.post-title h3 a {text-decoration: none;color: #FFFFFF;}.post-title h3 a:hover {color: #8AC800;}.post-title .post-timestamp {float: right;padding: 12px 24px 0px 0px;font-size: 15px;font-weight: bold;color: #343434;}.post-body {padding: 30px 23px 0px 23px;}.date-header {}.post-footer {height: 70px;clear: left;margin: 0px 23px;padding: 15px 0px 0px 0px;border-top: 1px solid #262626;}.post-footer-line-1 {float: left;}.post-footer-line-3 {float: right;}.post-footer-line-3 a.comment-link {padding-left: 19px;background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhHzXVsVx67-TOEXCiTpKOAke322k03C1PGfUqApcOrKwg2LI-iCwKV3xYSH3sE5-zvNg7wkciXopzsb-Jj6kcKH7eNB9cTX97tFfQIff03I0mElv-0mZX0pqNZy4vj1ByCy-imKQBdO1qC/s1600/img04.gif) no-repeat left center;}/*-- (Lateral) --*/#sidebar-wrapper {float: right;width: 236px;}#sidebar-wrapper ul{margin: 0px;padding: 0px;list-style: none;}#sidebar-wrapper li{padding: 8px 0px;background: none;border-bottom: 1px solid #262626;}#sidebar-wrapper h2 {margin: 0px;padding: 16px 0px 30px 0px;font-size: 14px;color: #FFFFFF;}.sidebar .widget {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjahK5FFCkuRQ_nir0RX2HBjG81LU9JduGtIDQahiWEtLezLVg5KrP6POiyXedWW3_SY1zKSz5b1GiYpUaakSyz_tVdo105r6XblyPBe-wtJi0rtK9sH_N2PCCfSA8XzU5Pp_UxPLK-mYUE/s1600/img03.gif) no-repeat;padding: 0px 23px 20px 23px;}/*-- (Pie de pagina) --*/#footer-wrapper {}#footer-wrapper .links {margin: 0px;padding: 20px 0px;text-align: center;color: #566D77;}#footer-wrapper a {color: #8097A1;}/*-- (Comentarios) --*/#comments h4 {background:transparent url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgmPVQkSIFJp3x15h7lnFJf4M44C-kqZ9vIgTzu3hKYllq1bjyu4uC209lwJ5tcAtV7ZHrH8hryEwjb5CeCweD7QDnZrt83Eje6RBaTX72YuGgDo9mXS2AWhojm1ayRYbZAnrk0C6XMoxsU/s1600/img02.gif) no-repeat scroll 0 0;height:49px;font-size:22px;padding:12px 0 0 24px;}#comments dl {padding:30px 23px 0;}.comment-author {font-size:12px;}.comment-body {padding:5px 0;}p.comment-footer {text-align:center;font-size:13;}dd.comment-footer, dd.comment-body {margin:0;}dd.comment-footer {margin-bottom:15px;}body#layout #content-wrapper {margin: 0px;}body#layout #footer-wrapper p.links, body#layout #menu, body#layout #search {display:none;}-->ir a principal | Ir a lateralBilim GünceHayret etme yeteneğini kaybetmeyenlere...

Ana SayfaRSSİğnelerin gücü adına : Akupunkturzaman:20:08Bilim Günce'de yer vermek istediğim konulardan birisi de "Bilimsel Şüphecilik"(Skepticism). Gazetelerden, televizyonlardan hatta bir çok tanınmış "bilir kişiler"den duyduğumuz, bilimsel oldukları iddia edilen çeşitli konulara sorgulayıcı bilimsel yaklaşımın nasıl baktığını bu bölümde paylaşmaya çalışacağım. Gözlemler sonucu elde edilen veriler üzerine kurulu hipotezlerle süreçlerin test edildiği bilimsel yöntemin, herhangi bir kanıt ya da ipucunun olmadığı halde insan piskolojisini manipüle edip popülist söylemlerle doğru olduğunu ortaya koyan olay ve kavramlar merceğimiz altında olacak.

Bunlardan ilki modern batılı toplumun doğu kültürüyle harmanlanmış, tütsü kokan egzotik her kavramı sorgulamadan kabullenip içselleştirdiğinin somut göstergesi olan Akupunktur. Vücudun çeşitli yerlerine iğneler batırılarak vücütta akan bir tür fazla enerjiyi dışarı taşıdığı düşünülen alternatif bir tedavi yöntemi akupunktur. Özellikle baş ağrısı ve migren hastalarına uygulanan tedavide kullanılan yöntemlerin bilimsel olarak doğrulanmadığı biliniyor. Yanlız şöyle bir durum var ki yapılan klinik deneylerde akupunktur tedavisi uygulanan hastaların çoğunda iyileşme görülüyor. "Bu durumda, şüphelenilecek ne var?" diye sorarsanız cevabım akupunktur uygulayıcılarının kullandıklar yöntemler ile tedavi edici mekanizmaları açıklama şekilleri.

İğnelerin vücüdun sadece belirli bölgelerine batırılmalarının büyük önem taşıdığı iddia edilen akupunktur konusunda yapılan kontrollü deneyler iğnelerin tamamıyle rastgele batırıldığı hastalarda da aynı başarı yüzdesiyle iyileşme olduğunu gösteriyor. Bir de her tedavi uygulayıcısının üzerinde standart bir anlaşma sağlayamadığı kendi teknikleri olmaması da işin diğer tarafı. Burada bir sorun var gibi? Kadın programlarında saatlerce vücüdumuzun "Aku" enerji noktaları konusunda dersler veren güleç yüzlü adamlar yanılıyorlar mı? Akupunktur ile tedavilere verilen cevaplar bir tür plasebo(ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde) etkisi mi?

BBC'nin haftalık Bilim Podcast yayını "Dr Karl and Naked Scientist"de ilgimi çeken bir akupunktur araştırmaları konulu makaleden yola çıkarak biraz araştırma yaptığımızda akupunkturun her yerde "bilimsel" olarak aktarılan yöntemlerinin pek de bildiğimiz "bilimle" ilişkili olmadığını görüyoruz. (Sesli yayını dinlemek için tıklayınız - mp3)

Konuyla ilgili Skeptic Society'nin haftalık raporu eSceptic'te Harriet Hall tarafından yayınlanmış makale akupunktur'un geçmişi ve tedavi yöntemlerinin sorgulanması konusunda bir çok aydınlatıcı bilgi veriyor. İncelemenizi tavsiye ederim :

Puncturing the Acupuncture Myth -eSkeptic

Ayrıca Quantum Diaries Surviver blogunda Thomas Dorigo'nun geçen günlerde yaptığı muhteşem bir literatür taraması sonucu oluşturduğu akupunktur tedavilerinin bilimsel açıdan değerlendirildiği yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ederim :

Is acupuncture effective? - Quantum Diaries SurvivorGönderenArif28 Ocak 2009 Çarşamba
zaman:23:03Geçenlerde TED videoları arasında gezerken 2007'de yüklenmiş beyin araştırmaları ile ilgili bir konuşmaya rastladım. Palm ve Treo cep bilgisayarlarının tasarımcısı Jeff Hawkins, beyin araştırmalarındaki günümüz poblemlerine değinen heyecanlı konuşmasında araştırmalar konusunda kendi bakış açısını ortaya koyuyor. Beyin 'in özellikle tahminlerle geleceği öngörme modelinden yola çıkarak beyin araştırmaları konusunda teorik bir "framework" yaratılması gereğini vurguluyor. Bilinç kavramı ardına sığınan dualist yorumlara da eleştiri getiriyor. İncelemenizi tavsiye ederim :

How Brain Science will Change Computing - Jeff Hawkins


Ayrıca geçen hafta BrainScience Podcast'te nörobilimdeki dualist ve fiziksellik(physicalism) görüşleri üzerine güzel bir bölüm yayınlandı. Konu olarak "Nöronlarım mı benim bu şekilde davranmama neden oldu?" (Did my neurons make me do it?) adlı kitap üzerinden özgür iradenin varlığı ve beden-beyin dualizmi üzerine oldukça yoğun bir içeriğe sahip bu podcasti biraz felsefeye de ilginiz varsa dinlemenizi tavsiye ederim :

BrainScience Podcast #53 - Did my neurons make me do it? GönderenArif14 Şubat 2009 Cumartesi
Bilim Günce: Zihin-Beden "İkiliği" mi yoksa "Tekliği" mi?*/#outer-wrapper {}#navbar-iframe {height:0px;visibility:hidden;display:none}/*-- (Generales) --*/* {margin: 0;padding: 0;}body {margin: 0px;background: #002F43 url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjOlxvHJJWzvPVIqtOwv8gW-WHnv5OuqnJcwdlYlF8vZ_mDKj0uv4DWZTiY0RGubaQnrWvt80Ov7fSbql5FCz6KUXNi1Ih2DgP29u_MSr3G52JJ7dTWOzma_BAekVrGrho2-bYTpRAwZ3AF/s1600/bg01.jpg) repeat-x;font-family: "Trebuchet MS", Arial, Helvetica, sans-serif;font-size: 11px;color: #B9B9B9;}h1, h2, h3 {margin-bottom: 1.5em;}h1 {font-size: 2em;}h2 {font-size: 1.4em;}h3 {font-size: 1em;}p, ul, ol {margin-bottom: 1.5em;line-height: 180%;}ul, ol {margin-left: 3em;}blockquote {margin-left: 3em;margin-right: 3em;}a {color: #8AC800;}a:hover {text-decoration: none;}strong {color: #D7D7D7;}img.left {float: left;margin: 5px 25px 0px 0px;}img.right {float: right;margin: 5px 0px 0px 25px;}#main-wrapper {overflow:hidden;}.clear {clear:both;}#blog-pager-newer-link {float: left;}#blog-pager-older-link {float: right;}#blog-pager {text-align: center; }/*-- (Cabecera) --*/#header-wrapper {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj51ubrwnPCiuuKAXJFcMiUXFZORCNTHJzGrYwOJyWPtftrm3pfjB9av1is7Gpm8J9mzC5peAxcIb0fsDKis244Pz7QOhJNMMPwKHBJDBPV39YbrFki3H703imRMOVzUq9gs8JwcsffqtJe/s1600/bg02.jpg) no-repeat center top;}#header-inner {width: 900px;height: 145px;margin: 0px auto;color: #FFFFFF;}#header-wrapper h1 {float: left;margin: 0px;padding: 70px 0px 0px 25px;font-size: 40px;}#header-wrapper p {float: right;margin: 0px;padding: 95px 25px 0px 0px;font-size: 14px;}#header-wrapper a {text-decoration: none;color: #FFFFFF;}/*-- (Menu) --*/#bg2 {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiSrSo0wVZNr3P3AOFfe3wKd8r9KybVHkYwurpjAMxMo0WEN5XG_Xsedv449JHnXfoXAtHbq4IkRVZrjC35hCf5eSFGHyHistOvWlh1-fizUOFMCNmSRWgy9Elkw1LBlk9lVihgTNFZEHHc/s1600/bg03.jpg) no-repeat center top;}#header2 {width: 900px;height: 88px;margin: 0px auto;}#menu {float: left;}#menu ul {margin: 0px;padding: 34px 0px 0px 0px;list-style: none;}#menu li {float: left;}#menu a {padding-left: 50px;text-decoration: none;font-size: 16px;font-weight: bold;color: #FFFFFF;}#search {float: right;}#search form {margin: 0px;padding: 35px 80px 0px 0px;}#search fieldset {margin: 0px;padding: 0px;border: none;}#search input.text {width: 160px;background: none;border: none;font-family: "Trebuchet MS", Arial, Helvetica, sans-serif;color: #AEC38B;}#search input.button {display: none;}/*-- (Contenedor) --*/#content-wrapper {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg6dmyj_RqQOjF78gQjTUIlQBvp8aGlBIwCkideLyeGjzLDBd0tr2LE54ckkcvfbiLaVDjBq7DKrk0ql9wJIRPCTBvSNQ6O4CQ4ERT56bS347qOD3NSfXlcfU5Vhf-M66_4oS7iZfFyZbAd/s1600/bg04.jpg) repeat-y center top;}#bg4 {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiYzhC3fXR8DqS6IrEYX6JUo_n43ZYgeXYHd1eUe1dQz78ttFqmxCm6U_nG8W20AzYDEHGG-vVRDeg36vrqvlCb6dBWDa2PZyd_RxCZbvAei-FH-2h3hTdrmkE_Y9enVx7nRy8nnCkp1BM5/s1600/bg05.jpg) no-repeat center top;}#bg5 {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhXz6uR20pikQ5pI1AqiEJAPoSEQq9t2NE8zzwkqf14zdUhdGVb_-lrAoCeYfhmXUfHleldiAX_LCTLLctRqBoAOdSrqW0A8ScNRZRwf9znHVmZDoubi1azi9yKKHKjXNcnwsXDQzn1WIgi/s1600/bg06.jpg) no-repeat center bottom;}#page {width: 846px;margin: 0px auto;padding: 40px 0px 0px 0px;}/*-- (Principal) --*/#main-wrapper {float: left;width: 583px;}.post-title {height: 49px;background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgmPVQkSIFJp3x15h7lnFJf4M44C-kqZ9vIgTzu3hKYllq1bjyu4uC209lwJ5tcAtV7ZHrH8hryEwjb5CeCweD7QDnZrt83Eje6RBaTX72YuGgDo9mXS2AWhojm1ayRYbZAnrk0C6XMoxsU/s1600/img02.gif) no-repeat;}.post-title h3 {float: left;padding: 12px 0px 0px 24px;font-size: 24px;}.post-title h3 a {text-decoration: none;color: #FFFFFF;}.post-title h3 a:hover {color: #8AC800;}.post-title .post-timestamp {float: right;padding: 12px 24px 0px 0px;font-size: 15px;font-weight: bold;color: #343434;}.post-body {padding: 30px 23px 0px 23px;}.date-header {}.post-footer {height: 70px;clear: left;margin: 0px 23px;padding: 15px 0px 0px 0px;border-top: 1px solid #262626;}.post-footer-line-1 {float: left;}.post-footer-line-3 {float: right;}.post-footer-line-3 a.comment-link {padding-left: 19px;background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhHzXVsVx67-TOEXCiTpKOAke322k03C1PGfUqApcOrKwg2LI-iCwKV3xYSH3sE5-zvNg7wkciXopzsb-Jj6kcKH7eNB9cTX97tFfQIff03I0mElv-0mZX0pqNZy4vj1ByCy-imKQBdO1qC/s1600/img04.gif) no-repeat left center;}/*-- (Lateral) --*/#sidebar-wrapper {float: right;width: 236px;}#sidebar-wrapper ul{margin: 0px;padding: 0px;list-style: none;}#sidebar-wrapper li{padding: 8px 0px;background: none;border-bottom: 1px solid #262626;}#sidebar-wrapper h2 {margin: 0px;padding: 16px 0px 30px 0px;font-size: 14px;color: #FFFFFF;}.sidebar .widget {background: url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjahK5FFCkuRQ_nir0RX2HBjG81LU9JduGtIDQahiWEtLezLVg5KrP6POiyXedWW3_SY1zKSz5b1GiYpUaakSyz_tVdo105r6XblyPBe-wtJi0rtK9sH_N2PCCfSA8XzU5Pp_UxPLK-mYUE/s1600/img03.gif) no-repeat;padding: 0px 23px 20px 23px;}/*-- (Pie de pagina) --*/#footer-wrapper {}#footer-wrapper .links {margin: 0px;padding: 20px 0px;text-align: center;color: #566D77;}#footer-wrapper a {color: #8097A1;}/*-- (Comentarios) --*/#comments h4 {background:transparent url(https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgmPVQkSIFJp3x15h7lnFJf4M44C-kqZ9vIgTzu3hKYllq1bjyu4uC209lwJ5tcAtV7ZHrH8hryEwjb5CeCweD7QDnZrt83Eje6RBaTX72YuGgDo9mXS2AWhojm1ayRYbZAnrk0C6XMoxsU/s1600/img02.gif) no-repeat scroll 0 0;height:49px;font-size:22px;padding:12px 0 0 24px;}#comments dl {padding:30px 23px 0;}.comment-author {font-size:12px;}.comment-body {padding:5px 0;}p.comment-footer {text-align:center;font-size:13;}dd.comment-footer, dd.comment-body {margin:0;}dd.comment-footer {margin-bottom:15px;}body#layout #content-wrapper {margin: 0px;}body#layout #footer-wrapper p.links, body#layout #menu, body#layout #search {display:none;}-->ir a principal | Ir a lateralBilim GünceHayret etme yeteneğini kaybetmeyenlere...

Ana SayfaRSSZihin-Beden "İkiliği" mi yoksa "Tekliği" mi?zaman:20:50Gerek bilimde gerek felsefede en büyük tartışmalardan biri, zihnin fiziksel beden ile ilişkisi. Fiziksel bilimlerin gelişimi ile insanoğlunun doğayı açıklama gücünü elde etmesi bir süre sonra kendisine dönüp varoluşuna dair problemleri de aynı yöntemlerle açıklayıp açıklayamayacağını merak etmesini sağlamış. Çevresindeki diğer canlılarda ve cansızlarda göremediği bilinç ve zihin ise bu araştırma konularının en gözde olanı...Fakat bir sorun var; elle tutup, gözle göremediğimiz, bldiğimiz anlamda ölçüp biçemediğimiz bu "şeyin" fiziksel bir gerçeklik olup olmadığını biliyor muyuz? Ya da bir başka deyişle soyut olduğunu algıladığımız zihin, fiziksel bedenimizden çok daha farklı bir "metafiziksel" bir doğaya mı sahip? Yoksa gerçekten böyle bir ikiliğe(dualizm) gerek yok mu? Bilimsel yöntemlerle bu "gizemin" altında yatan gerçeği açıklayabilir miyiz?

...ve karşımızda nodrylight blogu yazarı Uygar Polat'tan bu konu hakkındaki gelişmelere ve tarihsel sürece ışık tutan harika bir makale:

Zihin-Beden sorunu ve Daniell Dennett - nodrylight


Yazıda belirtilen duyuruyu burdan da tekrarlamakta yarar var. Sabancı Üniversitesi'nin 2009 Darwin Yılı adına düzenlediği "Darwin and Beyond" etkinliklerinden ilki 10 Nisan 2009'da İstanbul Sakıp Sabancı Müzesi'nde gerçekleştiriliyor. Konuşmacı olarak bilişsel bilimler konusunda devrim yaratan fikirleriyle ünlü filozof Daniel Dennett geliyor. Beynin bilişsel süreçlerine doğal seçilim yöntemiyle yaklaşan Dennett'ın konuşması eminim çok ufuk açıcı olacaktır. Etkinlik ücretsiz olup bildiğim kadarıyla katılım için herhangi bir rezarvasyon yaptırılmıyor.GönderenArif30 Mart 2009 Pazartesi
zaman:12:03Madem bu sıralar evrimden gidiyoruz, geçtiğimiz hafta dinlediğim bir podcast yayınını burdan önermek istiyorum. "Küçük yeşil adamları" arayan SETI Enstitüsü'nün radyo podcast(internet üzerinden ses yayını) yayını olan "Are We Alone" da geçen hafta konu aşkın evrimsel açıklamasıydı. İnsanları öncesinde ve sonrasında bu kadar "kıvrandıran", enerji harcamasına neden olan bu olayın biyoloji ve evrim açısından avantajı konusunda nasıl bir açıklaması olabilirdi? Konu genel olarak bu soru üzerinden ilerliyor ve programı sunan harika ikili Seth Shostak ve Molly Bentley eğlenceli üsluplarıyla konunun uzmanı antropolojist, evrimsel biyolojici, sinir bilimci bilim adamlarına soruyu sorup cevabı arıyorlar.

nın bu kadar ilginç olabileceğini düşünmemiştim.

Bu tip bir araştırma ve sorgulamaya karşı çıkacak aramızdaki "romantiklere", John Keats'in Newton'a gökkuşağının optik özelliklerini açıklamasıyla güzelliğini yerle bir ettiğini iddia ettiği düşüncelerine karşılık, Richard Dawkins'in "Unweaving the Rainbow" kitabını önermekten kendimi alamıyorum.

Podcast yayınını dinlemek için aşağıdaki bağlantıdan yararlanabilirsiniz :

It's the Science Cupid! - Are we Alone (SETI)
GönderenArif1 Nisan 2009 Çarşamba

Sepsis de denen kan enfeksiyonlarında, hastalık yapıcı mikroorgranizmaların oluşturduğu bir enfeksiyon vücuda kan yoluyla yayılarak hayati tehlike yaratan vakalara yol açıyor. Yeni geliştirilen sistem tıpkı böbrekler gibi kanımızı süzüyor.
Ancak süzme işleminin öncesinde mikroorganizmalara ve onların salgıladığı toksinlere bağlanabilecek şekilde tasarlanmış manyetik nano-boncuklar enjeksiyonla kana veriliyor. Sonra kan hastanın vücudundan alınıp cihazın içinde manyetik bir alandan geçiriliyor, böylece manyetik nano- boncuklar manyetik alanın etkisiyle belirli bir tarafta toplandığı için onlara bağlanmış haldeki mikropların da kandan ayrılması sağlanıyor. Mikroplardan arındırılan kan daha sonra vücuda geri veriliyor.
Araştırmacılar cihazı tasarlarken çeşitli noktalarda doğadan esinlenmiş.

Mikroplara ve toksinlere bağlanarak onları bağışıklık sisteminin hedefi haline getiren bir protein sınıfına odaklanan araştırmacılar bunlardan 90’ın üzerinde farklı bakteri, virüs,
mantar ve toksine bağlanabilen bir proteini genetik olarak değiştirerek manyetik nano-boncukları kaplamak için kullanmış. Yine cihazın içinde kanın geçtiği mikro-akışkan kanallar, böbreğin yapısından esinlenerek tasarlanmış. Cihazın içindeki bu kanallarda kan bir tuz çözeltisiyle yan yana akıyor. Manyetik alan uygulanınca nano-boncuklar, kendilerine bağlı olan mikroplar ya da toksinlerle birlikte bu çözeltiye geçiyor. Araştırmacılardan Donald Ingber sıçanlar üzerindeki deneylerde şimdiden saatte 1,25 litrelik süzme hızına ulaştıklarını belirtiyor ve bunun çok daha üstünde hızlara erişebileceklerini düşünüyor. Sistemin en önemli özelliklerinden biri de mikro-akışkan kanalların iç yüzeyini kaplayan özel malzeme. Etobur Nepenthes bitkisinden esinlenerek tasarlanan kaygan özellikli bu malzeme, proteinlerin ve kan pulcuklarının kanalın yüzeyine yapışmasını ve pıhtılaşmayı tetiklemesini engelliyor. Diyalizdeyse bunu engellemek için hastalara pıhtılaşmayı engelleyici ilaçlar verilmesi gerekiyor. Araştırmacılar sistemi, kandaki mikroorganizmaların kimliğini tespit ederek -normalde günler süren bakteri kültürü sonuçlarını beklemeksizin- etkin antibiyotik tedavisinin kararlaştırılmasını sağlayacak biçimde geliştirmeyi hedefliyor. Bu da geçen her dakikanın önem taşıdığı sepsis vakalarının tedavisi için eşsiz bir imkân.


Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük yeni vaka raporlarına göre H7N9 olarak adlandırılan Çin’deki yeni tip kuş gribi, insanlara bulaşıp öldürmeye devam ediyor. Kamu sağlığı yetkililerinin ve bilim adamlarının hakkında bilgi edinmeye çalıştığı virüse ilişkin haberler hızla yayılıyor. En son veriler şunlar:



Yaşanan ilk vakada herhangi bir belirti gözlenmedi. Doğrulanan vakalarda zatürre ve solunum zorluğundan bahsedilmesine rağmen, Çinli yetkililer virüsün taşıyıcısının 4 yaşındaki Pekinli bir çocuk olduğunu belirledi.

Xinhua Haber Ajansı’na göre, DNA testleri çocuğun enfekte olduğunu gösterdi, ancak hastalık hiçbir belirti vermemişti.

Pekinli bu çocuk şehirdeki doğrulanan ikinci hasta. Oysa çocukta belirti gözlenmemesi daha çok kişinin farkında olmadan virüsü almış olma olasılığını yükseltiyor.

Bir aile içinde yaşanan ilk çift vaka Xinhua’nın haberine göre şu ana kadar, ilk aile içi grip kurbanı 64 yaşındaki bir kadının kocası. H7N9’dan ölen adamın karısında da aynı virüs tespit edildi. Bununla beraber Çinli yetkililer, adamın virüsü karısından aldığına ya da virüsün kişiden kişiye geçtiğine dair kanıt olmadığını söylüyor.

Olası taşıyıcı olarak kuşlar Dünya Sağlık Örgütü’nün 13 Nisan’da yayımladığı
risk değerlendirmesi, H7N9 virüsünün kümes hayvanlarında ve güvercinlerde, ayrıca bazı kümes hayvanı pazarlarında görüldüğünü doğruladı. Ama kuşlardaki virüs, insanlara uyum göstermesine yardımcı tüm mutasyonları taşımıyor. Dolayısıyla yetkililer şimdilik, insanlara kuşlardan veya başka hayvanlardan virüs bulaştığından emin değil.

Hayvanlardan insanlara çift sıçrama Eurosurveillance’da 11 Nisan’da yayımlanan bir çalışma, H7N9’un bulaştığı ilk insanın (87 yaşında bir Şangaylı) taşıdığı virüsün bir güvercindeki virüse benzediğini ileri sürüyor. Gripten ölen diğer iki kişinin taşıdığı virüs ise Şangay pazarından alınan bir tavukta görülene benziyor. Bulgular New England Journal of Medicine’da virüsün hayvanlardan insanlara iki kez taşınabileceğini ileri süren çalışmayla da örtüşüyor